Hamilelikte Doğum Endişesi ve Korkuları

Hamilelik dönemi tüm kadınlar için heyecan verici bir bekleyiş demektir. Bu heyecan duygusu yanında ayrıca endişe ve korku duyguları da mutlaka yaşanmaktadır. Ama doğum yaklaştıkça bu endişeli ve korkulu bekleyişler nedeniyle, çoğu anne adayı bu güzel günlerin heyecanını tam anlamıyla yaşayamamaktadır.
hamilelikte doğum endişesi

Hamilelikte doğum endişesi, korkuları nasıl geçer? Hamilelik korkusu nasıl yenilir?



Doğumda ve sonrasında; çekilen sancılar, dikişler, yaşanan sıkıntılar, çevreden duyulan acı dolu hikayeler, filmlerde izlenen korkunç doğum sahneleri, ortalıkta endişe ile koşturanlar, uykuları kaçıran kabuslar... Bunların hepsini yaşadıkça ve gördükçe, endişe ve korkuların da olmaması imkansız...

Uzmanlarca yapılan araştırma sonuçlarında, çoğu hamilelerde görülen doğum korkusunun “normal doğurma eyleminden” ve bu esnada çekilecek olan sancılardan korkması şeklinde açıklanmıştır. Bu konuda da en önemli rolü, doğum yapmış diğer aile bireyleri ve arkadaş çevresi oynamaktadır. Onlardan öğrenilen doğum olayları ve aktarılan deneyimler heyecan dolu bekleyişi gergin bir bekleyişe çevirmektedir. Oysaki her doğum olayı kişiden kişiye değişiklik gösterdiği gibi, insanların fizyolojik ağrıya dayanabilme sınırı da değişiklik göstermektedir. Her kadın bu ağrıyı aynı düzeyde yaşamamaktadır.

Aynı şekilde sezaryen doğumda da endişeli bir bekleyiş bulunmaktadır. Sezeryan olacağını bilen anne adayı, ameliyat olma korkusunu yaşamaya başlamaktadır. Anestezi sonrasında uyanamamaktan, ameliyat sonrasında çok ağrı çekeceğinden, bebeği ile yeterince alakalı olamayacağından endişelenmeye başlar. Aslında sezaryen, çok kısa süren bir operasyon olduğu gibi, doktorun önerileri uygulandığında annenin birkaç günde ayağa kalkabileceği bir durumdur. Bu nedenle, akıldaki bu tip endişe ve korkular mutlaka doktor ile açıkça konuşulmalı ve endişelerden bahsedilmelidir.

Şüphesiz, ne şekilde doğum yapılırsa yapılsın, her kadın doğum esnasında ve sonrasında bir miktar ağrı çekecektir. Bu kaçınılamaz bir gerçektir. Kimse doğumun kolay olacağını yüzde yüz garanti edemez. Ama günümüzde, ağrıyla başa çıkma konusunda annelere oldukça yardımcı olabilecek modern yöntemler de bulunmaktadır. Bu yöntemlerle anne doğuma aktif olarak katılabilmekte ve daha az ağrı çektiği için daha az yorulup, doğum sonrası da daha çabuk toparlanabilmektedir.

Doğum endişe ve korkularını yenmek için;

Doktora ve hastaneye danışılarak, destek amaçlı eşlerinin doğum esnasında yanlarında olmaları sağlanabilir.
Doğum ile ilgili daha bilgilendirici kitaplar okunabilir.
Doğuma hazırlık kurslarına eşler ile birlikte gidilebilir.
Doğumun sancılı olacağı kabul edilmeli ama bu sancıların sonsuz değil sadece ortalama 12-14 saat kadar çekileceği düşünülmelidir.
Daha az sancı çekmek için, doktorun verdiği egzersizler düzenli olarak uygulanmalıdır.
Bebeğin doğumu ile yeni bir yaşamın başlayacağı unutulmamalı ve çekilen tüm acıların bir anda biteceği düşünülmelidir.
Korku azaldığında ağrı kesici ihtiyacının da azaldığı ve doğum süresinin de kısaldığı düşünülmelidir.

Kısaca; doğum korkusuyla başa çıkmada ilk yol anne adayının kendisini en çok endişelendiren konuyu iyi bilmesi, bunu doktoruyla konuşması hatta doğum öncesi kurslara katılarak çözmesi olmalıdır. Doğumhanede yalnız kalma korkusunu yenmek için, eş katılımı sağlanabilir. Ayrıca, doğum personelinin doğum esnasında pozitif ve destekleyici tutum sergilemesi, bilgilendirmesi ve aşama aşama anlatıp annenin katılımını sağlaması istenebilir.

Doğuma girerken düşüneceğiniz tek şey, bebeğinizi kucağınıza aldığınız andaki heyecan ve mutluluk olmalıdır.

Benzer Yazılar

Yorumlar